28 Nisan 2012

Hakir

Seyyidhan kömürcü
Kaynak

Yine de kalktım gezdim dünyada
Beyaz!
Güya bembeyaz şeylerden bahsedecektim
Lirik parmaklarıma dökülen mürekkeple canıma bulaşan ağu mesela
Madencilerin elindeki demirin ağrısı ya da
Tam ortasındayken bir ömrün
Bulaştı canıma dinmez bir masal
Bir kalmak acısı

Aslında bembeyaz şeylerden bahsedecektim
Bir güle kırmızı davranmanın hikayesinde kaldım
Toydum ve hakir
Dedim bileye bileye ettiğimiz bu heykel ne kadar da çirkin
Ne kadar da sakar şu ettiğimiz akıl
Şu dalgın merhamet
Şu yol yordam

Yine de kalktım yürüdüm dünyada
Leke bir kalbin kenarındaki yavaşlık
Soğuk bir yüze bulaşmış masal gibi
Yuvarlaktır dediler dünya
Yanlış ve uzundur anladım

Kalktım ben de yürüdüm bir sürü yanlış fotoğrafta
Zehir zehir çevirdiğim sayfanın kalbinden edindiğim leke mesela
Toydum ve hakir
Dedim dilerim sokak öldürsün sokağa seslenenleri
Sonra umur vurulunca bir kalbin ara sokağında
Sanki dünya iyileşmez anladım
Dünya ve doğu iyileşmez asla

Üç çizik attı kalbime doktor
Her sabah aç karnımla üç kere seni unutmalıyım sandım
Kalktım bıçak çektim dünyaya
Toydum ve korkunç hakir
Yine de kaldım
Kaldım ve sandım
İçimin canı yokmuş
Kapkara bir kelebeğe acilen kiralıkmış kalbim

Sonra sessizce alnından indim
Bıçak çektim dünyaya

Seyyidhan Kömürcü

20 Nisan 2012

TERLiK / Roni MARGULiES

Yaşlı bir kadın beliriverdi bir gün
metro istasyonunun girişinde
birkaç ay önce.
Dileniyordu.
Roni-Margulies
Kaynak
Yırtık, ama bembeyazdı giysileri.
Babaannemi anımsattı bana:
korku dolu gözlerini,
son günlerini.
Adet edindim her geçtiğimde
'Günaydın' demeyi, ya ekmek
ya para vermeyi.
Tek kelime etmedi.
Bir şeyler diyecek oldum geçende,
baktı, belliydi ama anlamadığı.
Verdiklerimi aldı,
kafasını çevirdi.
Dün geçtiğimde yerinde yoktu.
Tek bir terlik gördüm yerde.
Soluk pembe, pullu,
sol kenarında
kan kırmızı plastik bir kalp.
Küçücük, pırıl pırıl.
Her an sanki
atacakmış gibiydi.
204 şairi biraraya getiren Poetry Parnassus şiir festivali dünya tarihindeki en büyük şair buluşması olacak. Türkiye’den çağırılan isim ise Roni Margulies.

Demokratik şiir sanatı

50’yi aşkın dilde şiirlerin okunacağı etkinliğin aynı zamanda dünya tarihindeki en büyük şair buluşması olacağı düşünülüyor. Şiir okumalarını dinlemek üzere toplanan kalabalığa ise helikopterden 100 bin şiir metni atılacak. Kültürel Olimpiyatlar kapsamında düzenlenen Poetry Parnassus, etkinlikte okunan şiirlerden oluşan The World Record adlı bir de antoloji hazırlayacak.
Yazının Devamı  Edebiyat Haber

17 Nisan 2012

Oktay Rıfat'tan

“Hep yaşadığımı hatırlatıyorum kendime/ Diyorum ki işin acele/ Bir gün ne el kalacak tutmak için/ Ne yürümek için bacak/ Ne bulutların seyri/ ne de bir hatıra dünyamızdan/ Çünkü hatıralar kuşlar gibi/ Dal ister konacak (...)” 
 Oktay RIFAT

12 Nisan 2012

Sydney'de Bir Şair / Nihat ZİYALAN

Nihat-Ziyalan
kaynak

saksıda bir yaşam olduğumu unutmuş
kök salmaya
toprağı arıyorum

gübre bol
su eksiksiz
şaşırtıyor insanı havalar
olmadık yerde çiçek açıyorum

Nihat Ziyalan
 

11 Nisan 2012

Hangi şiir kalpte gizlenir?

Şiir seviyorsanız... Hakiki şiir ve şairlerle tanışma bahtiyarlığına erişmişseniz...
Bilirsiniz; bazı şiirler hafızada değil, kalpte saklanır!
Sadece edebiyat algımızı değil, hayatla ve kendimizle ilişkimizi de anlatır o dizeler.
Lafı getireceğim yer şu...
Cezmi Ersöz hoş bir şey yapmış; edebiyat, sanat, medya dünyasında tanınmış kimi isimlere en sevdikleri şiiri sormuş.
Ve bu şiirlerden bir kitap oluşturmuş. Adı da şöyle: "Sevdiklerinizin Seçtiği Şiirler: Kalbimde Bir Şiir Gizli."
***

Ali Kırca'dan Fatma Girik'e; Ayşe Kulin'den Ata Demirer'e uzanan bir listeye dayanıyor kitap. Tam 115 ünlü.
Geniş bir yelpaze mi peki?
Hayır! Görüyoruz ki, büyük bölümü sadece "dönüp dönüp okuduğu bina"yı edebiyat sayan kesimden! Cezmi Ersöz'ün kitabını karıştırırken çok sevdiğim kimi şiirlerle tekrar karşılaşmanın hazzını yaşarken bir yandan da hüzünlendim. Çünkü İsmet Özel'in o müthiş dizeleriyle söyleyecek olursam...
Belli ki hâlâ "insanlar, hangi dünyaya kulak kesilmişse öbürüne sağır."
Belli ki, ne Sezai Karakoç'la, ne Cahit Koytak'la bir bağ kurmuşlar. Belki adlarını bile bilmiyorlar.
Düşünüyorum da...
Bir İbrahim Tenekeci şiirinin, bir Ah Muhsin Ünlü dizesinin ruhuna dokunmadığı şiir severlerin olması ne fena!
***

Kitaba şöyle bir göz attığımızda çıkan sonuca göre, şiirleri en çok seçilen şair Can Yücel.
Ardından Nâzım Hikmet ve Attilâ İlhan geliyor. Orhan Veli'nin şiirlerini kalbinde gizleyenler de çok! (Veli'nin sevilmesini anlıyorum da, "kalpte gizlenmesi", ne yalan söyleyeyim, tuhafıma gidiyor!
Yazdığı o tür bir şiir değil çünkü!)
Şiir seçimlerindeki "üniform" havayı bir Kürt şairi olan Melaye Ciziri'yi seçen Aynur Doğan ve Necip Fazıl'ı seçen Zeki Demirkubuz bozmuş.
Beni şaşırtan...
İnsanın çok derinlerine temas eden şiirler yazan Turgut Uyar'ın şiirlerini sadece üç kişinin seçmiş olması!
***

Edebiyatımızın yıllar boyu birbirine kapalı çevrelerde tıkanıp kalması, kalp kapılarını da kapatıyor.
Mesela bu kişiler...
İsmet Özel'in "Ben ne büyük dalgınlıkla bakmışım ki hayata/ görmedim orada çinko damların ve plastik sürahilerin tanrısını/ yerimi yadırgadım/ yerim olmadı zaten mezarımdan başka" dizeleriyle tanışsalardı, bir daha unutabilirler miydi acaba!
Ya da...
Tanıyıp okuma talihine erişselerdi... Cahit Koytak'ın şu dizelerini kalplerinde gizlemezler miydi: "yalnızlık, kayzerden daha güçlüdür/ ve romadan daha uğultulu/ yastığa gömebilir misin onu?"

Haşmet BABAOĞLU

06 Nisan 2012

Elele Gittiğimiz / Adnan AZAR

Kaynak

Biliyor musun giderek azalıyoruz böyle
sen bir susuşa doğru kırılarak
ben senin susuşunun ardında
nereye gitsek orada olmuyoruz
biliyor musun giderek azalıyor muyuz böyle

akmaktadır günler belki bunlar son rüzgarlardır
çünkü neye değsek ellerimiz yanıyor
yaz kimliksiz bir gülle orada kalakalmış
yaz kalsın orda çocukluğum ağlasın
burda bakışlarımızı sular boğmaktadır.

Adnan Azar

Bir Yalınayaklar Hareketinden Öğrenilenler

 "Önce sizi umursamazlar, sonra size gülerler,sonra savaş
açarlar,
sonra siz kazanırsınız.  
Mahatma Gandhi


Hindistan'ın Rajasthan bölgesinde bulunan sıradışı bir okul çoğu okuma yazma bilmeyen köylü kadın ve erkekleri kendi köylerinin güneş enerjisi mühendisleri, sanatkarları, diş hekimleri ve doktorları olmak üzere yetiştiriyor. Yalınayaklar Koleji adlı okulun kurucusu Bunker Roy okulun nasıl işlediğini anlatıyor. Türkçe alt yazılı bu videoyu izlemenizi öneririm.

Kaynak